0242 212 0499 bilgi@imgeyonetim.com.tr Pazartesi - Cumartesi: 09:00 - 18:00
ISO 9001:2015 Belgeli
Ana Sayfa Blog İhale Süreçleri Alt İşverenin SGK Borcu Varsa Asıl Yüklenicinin Hakedişi Kesilir mi

Alt İşverenin SGK Borcu Varsa Asıl Yüklenicinin Hakedişi Kesilir mi

06 Eylül 2026
1,691 görüntülenme
Alt İşverenin SGK Borcu Varsa Asıl Yüklenicinin Hakedişi Kesilir mi

Alt İşverenin SGK Borcu Varsa Asıl Yüklenicinin Hakedişi Kesilir mi?

Kamu ihalesini kazandınız.

İşi yürütüyorsunuz, hakedişinizi hazırladınız ve idareden ödemenizi bekliyorsunuz.

Firmanızın kendi SGK borçlarını kontrol ettiniz ve herhangi bir sorun görünmüyor.

Ancak işi birlikte yürüttüğünüz alt işverenin — uygulamada sık kullanılan ifadeyle taşeron firmanın — SGK borcu bulunuyor.

Bu durumda birçok yüklenicinin ilk tepkisi şu oluyor:

“Borç bizim şirketimizin değil. Neden bizim hakedişimizi etkilesin?”

Sosyal güvenlik mevzuatı açısından konu ne yazık ki bu kadar basit değildir.

Çünkü belirli şartlarda asıl işveren, alt işverenin sosyal güvenlik yükümlülüklerinden de sorumlu tutulabilmekte; kamu ihalesi kapsamında yapılan hakediş ödemelerinde alt işverenin SGK borcu asıl yüklenicinin hakedişinden kesinti yapılmasına kadar gidebilen sonuçlar doğurabilmektedir.

Önce Ayrımı Doğru Yapalım: İhaleye Katılım ile Hakediş Aynı Şey Değildir

Konuyu değerlendirirken iki farklı aşamayı birbirinden ayırmak gerekir:

1. İhaleye teklif verme aşaması

2. İhale kazanıldıktan sonraki sözleşme ve hakediş aşaması

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 10'uncu maddesinde, kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu bulunan isteklilerin ihale dışı bırakılmasına ilişkin düzenleme bulunmaktadır. Güncel elektronik ihale uygulamasında da isteklinin sosyal güvenlik prim borcu durumu EKAP üzerinden sorgulanmaktadır.

Ancak yüklenici sözleşmeyi imzalayıp işe başladıktan sonra konu farklı bir hukuki çerçeveye geçmektedir.

Bu aşamada yalnızca yüklenicinin kendi SGK borcu değil, ihale konusu işte çalışan alt işverenlerin SGK yükümlülükleri de önem kazanmaktadır.

Alt İşverenin SGK Borcundan Asıl İşveren Neden Etkileniyor?

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda alt işveren ilişkisine ilişkin açık bir sorumluluk düzenlemesi bulunmaktadır.

Kanunun 12'nci maddesi kapsamında, bir işverenden iş alan ve bu iş kapsamında kendi sigortalılarını çalıştıran üçüncü kişi alt işveren olarak tanımlanırken, asıl işverenin de Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu olduğu düzenlenmektedir.

Dolayısıyla;

“Taşeronun borcu taşeronu ilgilendirir, ana yükleniciyi ilgilendirmez.”

yaklaşımı sosyal güvenlik mevzuatı bakımından her durumda geçerli değildir.

Özellikle alt işverenin, asıl işverene ait ihale konusu işyeri kapsamında SGK'da tescilli olması durumunda sorumluluğun birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Kamu İhalelerinde Hakediş Ödenmeden Önce SGK Borcu Kontrol Edilir mi?

Evet.

5510 sayılı Kanunun 90'ıncı maddesine dayanılarak çıkarılan Sosyal Güvenlik Kurumu Prim ve İdari Para Cezası Borçlarının Hakedişlerden Mahsubu, Ödenmesi ve İlişiksizlik Belgesinin Aranması Hakkında Yönetmelik bu konuda özel düzenlemeler içermektedir.

Yönetmeliğe göre idare, işverene yapılacak hakediş ödemesinden önce;

  • asıl işverenin,
  • varsa alt işverenlerinin

SGK'ya prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin fer'i borçlarının bulunup bulunmadığını kontrol etmektedir.

Yani hakediş ödeme aşamasındaki sorgulama yalnızca ana yükleniciyle sınırlı değildir.

Alt işveren de kontrol kapsamına girebilir.

Alt İşverenin Borcu Varsa Hakedişten Kesinti Yapılabilir mi?

Evet.

Yönetmelikte, işveren veya varsa alt işverenlerin SGK'ya borçlarının bulunması durumunda, söz konusu borçlara mahsup edilmek üzere hakedişten kesinti yapılmasına ilişkin mekanizma açıkça düzenlenmiştir.

Yapılan kesinti ödeme belgesinde gösterilir ve mevzuatta belirtilen şekilde SGK'ya aktarılır.

Hakediş tutarı borcun tamamını karşılamıyorsa kalan kısmın daha sonraki hakedişlerden de kesilmesi söz konusu olabilir.

Bu nedenle örneğin;

Asıl yüklenicinin SGK borcu: 0 TL
Alt işverenin ilgili işten kaynaklanan SGK borcu: 120.000 TL

şeklinde bir tablo bulunduğunda,

“Bizim şirketimizin borcu bulunmadığı için hakedişimizin tamamı ödenmelidir.”

şeklindeki değerlendirme tek başına yeterli olmayabilir.

Alt işveren borcunun niteliği, hangi işyeri dosyasına ait olduğu ve asıl-alt işveren ilişkisinin kapsamı ayrıca incelenmelidir.

Alt İşverenin Her SGK Borcu Asıl Yükleniciyi Etkiler mi?

Burada çok önemli bir ayrıntı bulunmaktadır.

Bir firmanın herhangi bir yerde SGK borcu bulunması ile sizin ihale konusu işiniz kapsamında alt işveren olarak çalışmasından kaynaklanan SGK borcu aynı şekilde değerlendirilmemelidir.

Asıl işveren-alt işveren sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için öncelikle gerçek anlamda bir alt işverenlik ilişkisinin bulunması gerekir.

5510 sayılı Kanun açısından alt işveren;

bir işverenden, işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya işin bir bölümünde iş alan ve bu iş için kendi sigortalılarını çalıştıran üçüncü kişi olarak tanımlanmaktadır.

Bu nedenle somut olayda;

  • firmanın SGK'daki alt işveren tescili,
  • borcun hangi işyeri sicilinden kaynaklandığı,
  • borç dönemi,
  • borcun ihale konusu işle bağlantısı,
  • personelin hangi iş kapsamında çalıştırıldığı

kontrol edilmelidir.

Sadece “alt taşeronun SGK borcu var” bilgisiyle hukuki sonuç belirlemek doğru olmayacaktır.

Taşeron ile Alt İşveren Aynı Şey mi?

Uygulamada “taşeron” ifadesi çok geniş kullanılmaktadır.

Bir firmadan mal veya hizmet satın alınması, o firmayı otomatik olarak 5510 sayılı Kanun anlamında alt işveren yapmaz.

Örneğin ana yüklenicinin;

  • malzeme satın aldığı tedarikçi,
  • araç kiraladığı şirket,
  • dışarıdan danışmanlık aldığı firma

her durumda SGK mevzuatı bakımından alt işveren olarak kabul edilmeyebilir.

Bu nedenle değerlendirme yapılırken ticari sözleşmenin adına değil, ilişkinin fiili ve hukuki niteliğine bakılmalıdır.

Alt İşveren Prim Bildirimini Yapmazsa Ne Olur?

Sorun sadece mevcut SGK borcuyla da sınırlı değildir.

Yönetmelikte, işveren veya alt işveren tarafından çalıştırılan sigortalılara ilişkin gerekli bildirimlerin yapılmamış olması durumunda da hakediş açısından sonuç öngörülmektedir.

Gerekli aylık prim ve hizmet bildirimlerinin yapılmadığının SGK tarafından idareye bildirilmesi halinde, ihale konusu iş nedeniyle doğabilecek SGK alacaklarına karşılık hakedişten yüzde 5 oranında kesinti yapılmasına ilişkin düzenleme bulunmaktadır.

Dolayısıyla yüklenicinin yalnızca;

“Alt işveren borcunu ödedi mi?”

sorusunu sorması yeterli değildir.

Aynı zamanda;

“Personel bildirimleri zamanında ve doğru şekilde yapıldı mı?”

sorusunun da takip edilmesi gerekir.

Alt İşveren Borcu Nasıl Çözülür?

Böyle bir sorun tespit edildiğinde yapılacak işlem borcun niteliğine göre değişir.

İlk yapılması gereken, borcun gerçekten hangi işveren ve hangi SGK işyeri dosyasından kaynaklandığını belirlemektir.

Ardından şu başlıklar kontrol edilmelidir:

1. Borcun Dönemi Belirlenmeli

Borç ihale konusu işin yürütüldüğü döneme mi ait?

Yoksa alt işverenin başka bir faaliyetinden mi kaynaklanıyor?

Bu ayrım yapılmadan ödeme veya itiraz stratejisi belirlenmemelidir.

2. Borcun Kesinliği Kontrol Edilmeli

SGK ekranında borcun görünmesi her somut olayda aynı hukuki sonucu doğurmaz.

Ödeme yapılmış ancak sisteme henüz yansımamış olabilir.

Mahsup işlemi devam ediyor olabilir.

Yapılandırılmış bir borç söz konusu olabilir.

Tahakkuk veya dönem bilgisi hatalı olabilir.

Bu nedenle SGK kayıtlarının dayanağı incelenmelidir.

3. Alt İşverenin Bildirgeleri Kontrol Edilmeli

Personel bildirimleri, prim tahakkukları ve ödeme kayıtları karşılaştırılmalıdır.

Bazen problem doğrudan borcun ödenmemesinden değil, yanlış veya eksik bildirimden kaynaklanmaktadır.

4. Hakediş Kesintisinin Hesabı Kontrol Edilmeli

İdare tarafından kesinti yapılacaksa;

  • borcun tutarı,
  • hangi alt işverene ait olduğu,
  • kesintinin hangi hakedişten yapıldığı,
  • SGK'ya aktarılan tutar

ayrı ayrı kontrol edilmelidir.

5. Borç Ödenmişse Güncel SGK Kayıtları Alınmalı

Borcun alt işveren tarafından ödenmesi halinde ödeme dekontuyla yetinilmemesi, SGK kayıtlarındaki güncel durumun da kontrol edilmesi önemlidir.

Çünkü idarenin ödeme işlemi açısından sistemdeki veya SGK tarafından bildirilen güncel borç durumu belirleyici hale gelebilir.

Kesin Teminatın İadesinde de Alt İşveren Borcu Önemlidir

Risk hakediş ödemeleriyle sona ermez.

İhale konusu iş tamamlandıktan sonra kesin teminatın iadesi ve SGK ilişiksizlik işlemleri sırasında da asıl işveren ile varsa alt işverenlerin borç durumu gündeme gelmektedir.

İlişiksizlik incelemesinde asıl işveren veya alt işverenler bakımından borç bulunduğunun tespit edilmesi halinde borcun niteliği ve miktarı idareye bildirilebilmektedir.

Bu nedenle alt işverenin SGK süreçlerinin sözleşme boyunca kontrol edilmemesi;

hakediş → geçici kesinti → işin kapanışı → ilişiksizlik → kesin teminatın iadesi

zincirinin farklı aşamalarında sorun yaratabilir.

Asıl Yüklenici Ne Yapmalı?

Kamu işi alan bir yüklenici için en güvenli yöntem, alt işveren SGK kontrolünü yalnızca hakediş zamanı yapılan bir işlem olmaktan çıkarmaktır.

Alt işveren çalıştırılan işlerde düzenli olarak;

SGK tescili → personel bildirimi → prim tahakkuku → prim ödemesi → borç kontrolü → hakediş

zinciri takip edilmelidir.

Özellikle yüksek personel sayısı bulunan hizmet ve yapım işlerinde alt işverenin birkaç aylık prim borcunun birikmesi, ana yüklenicinin nakit akışını ciddi şekilde etkileyebilecek tutarlarda hakediş kesintisine yol açabilir.

Sık Sorulan Soru: “Benim Firmamın Borcu Yok, Yine de Param Kesilebilir mi?”

Evet, belirli şartlarda kesilebilir.

Asıl yüklenicinin kendi SGK borcunun bulunmaması tek başına hakediş ödemesinin sorunsuz yapılacağı anlamına gelmez.

Eğer ihale konusu işte SGK mevzuatı bakımından alt işvereniniz bulunuyor ve bu alt işverene ilişkin ilgili borçlar mevcutsa, mevzuattaki birlikte sorumluluk ve hakedişten mahsup hükümleri gündeme gelebilir.

Ancak her somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.

Borcu bulunan firmanın gerçekten alt işveren olup olmadığı ve borcun ihale konusu iş ile bağlantısı tespit edilmeden kesin sonuca varılmamalıdır.

Sonuç: Alt İşveren Seçerken Sadece Fiyata Bakmayın

Kamu ihalelerinde alt işveren seçimi yalnızca operasyonel bir karar değildir.

Yanlış yönetilen bir alt işveren ilişkisi;

  • SGK borcu,
  • hakediş kesintisi,
  • personel uyuşmazlıkları,
  • ilişiksizlik problemi,
  • kesin teminatın iadesinde gecikme

gibi sonuçlarla doğrudan ana yükleniciyi etkileyebilir.

Bu nedenle alt işveren kullanılacak işlerde, sözleşme imzalanmadan önce SGK yükümlülüklerinin ve iş boyunca uygulanacak kontrol mekanizmasının belirlenmesi önemlidir.

Alt İşveren SGK Borcu Nedeniyle Hakedişinizde Sorun mu Yaşıyorsunuz?

İdare hakedişinizi durdurduysa, SGK borcu nedeniyle kesinti yaptıysa veya alt işveren kaynaklı borcun şirketinizi etkileyip etkilemediği konusunda tereddüt bulunuyorsa dosyanın somut belgeler üzerinden değerlendirilmesi gerekir.

İhale Yönetim Danışmanlık Merkezi olarak;

  • ihale ve sözleşme dosyasının incelenmesi,
  • alt işveren statüsünün değerlendirilmesi,
  • SGK borcunun ihale konusu işle bağlantısının kontrolü,
  • hakediş kesintilerinin incelenmesi,
  • idare ve SGK nezdinde izlenecek sürecin belirlenmesi

konularında profesyonel danışmanlık desteği sağlıyoruz.

🏷️ Bu Yazının Etiketleri

alt işveren asıl işveren hakediş hakediş kesintisi ihale danışmanlığı ilişiksizlik belgesi kamu ihalesi SGK borcu taşeron
WhatsApp üzerinden bize ulaşarak destek alabilirsiniz! Size yardımcı olmak için bekliyorum.